Web'te & Site'de Ara :

Heute ist der

Almancam Sözlük

Aramak istediginiz kelimeyi yazınız:

www.almancam.com
Grammatik - Dil Bilgisi / Dativ (-e hali)


İsmin -e halinde artikellerin değiştirilmesi suretiyle yapılır. Wo (nerede) ve Wem (kime) sorularina cevap veren cümleler Dativ dir.

[ Kelime Kutum ]

[ Ders Notlarım ]

....
 
..

ismin -e halinde Artikeller tablosu asagidaki gibidir.

ismim halleri  

der / erkek

die / disi

das / nötr

Nominativ (yalin hal)

Wer,Was?

der

die

das


 

ein

eine

ein

Akkusativ (-i hali)

Wen,Wohin?

den

die

das

   

einen

eine

ein

Dativ (-e hali)

Wo (nerede) ?

dem

der

dem

  Wem  (kime)?

einem

einer

einem

Olumsuzluk

 

keinem

keiner

keinem


Kisaca anlatmak gerekirse ismin halleriyle ilgili oldukça değişik durumlar olduğunu farketmiş olmalisiniz. Cok pratik ve aliştirma yaparak konuyu çabuçak anlayabilirsiniz. Diger grammer konularinda daha çok örnek bulabilirsiniz.


 

Almanca’da ismin (e) hali şu ana kadar diğer hallere göre biraz farklılık gösterir. Özellikle bu fark bazı isimlerin (e) hallerini yapılırken  EDAT’a ihtiyacımız duyulmasıdir. O halde, bir ismin (e) halini yapabilmemiz için :

        

a ) Artikeller

b ) Edatlar dan istifade ederiz.

 

nach Süden                 - güneye

in dem Wald               - ormanda


isimleri e haline getirdigimizde isimler wo ? (nerede) Wem ? (kime) sorularindan birine cevap vermelidir. Örnegin; Masa - Masaya, Okul - Okula, Adam - Adama gibi.


a ) Artikellerde olan değişim :

 

Bir ismin Artikeli DER veya DAS ise bu her iki ismin artikelide "DEM" olur.

            

Buna göre :

der - Dativ yapılırken DEM olur

das - Dativ yapılırken DEM olur 

die - ise Dativ halde DER olarak değişir.


der Schneider  – terzi

dem Schneider  – terziye

 

das Radio  – radyo

dem Radio  – radyoya

 

das Fenster  – pencere

dem Fenster  – pencereye


der Mann  – adan

dem Mann  – adama

 

die Frau  – kadın

der Frau  – kadına

 

die Dame  – bayan

der Dame  – bayana


der Garten  – bahçe

dem Garten  – bahçeye

 

das Kind  – çocuk

dem Kind – çocuğa

 

der Tisch  – masa

dem Tisch  – masaya

 

der Lehrer  – öğretmen

dem Lehrer – öğretmene

 

İsmin (e) , yapılırken tariflerde yapılan bu değişimin yanında isimler kendi bünyelerinde hiçbir değişikliğe uğramazlar.

Yalnızca bazı der ve das Artikeli alan isimler, sonlarına (e) ekini alırlar. Bu ek bilinmesi gereken ama günlük gramerde fazla kullalmayan bir ektir.

 

Örnegin :                

das Kind  – çocuk

dem Kind  – çocuğa

dem Kinde  – çocuğa da olduğu gibi.

 

Almanca’da dilbilgisinde çok heceli isimlerle, kuvvetli guruba giren, der ve das Artikeli alan isimler sonlarına  (e) takısı almazlar.

Dativ hali yapılırken ismin Artikeli ne olursa olsun, o isme ait olan Artikel değişikliğe uğramaktadır. Bu değişim ise yukarıdaki tabloda belirttiğimiz gibi ;

 

der - DEM

das - DEM

die - DER


Konu ile ilgili Örnekler:

 


- Ben bileti biletçiye gösteriyorum. / Ich zeige dem Schäffner die Fahrkarte.

- der Schäffner – biletçi

- die Fahrkarte  – bilet

             

- O ehliyeti polise gösteriyor. / Er zeigt dem Polizist den Führerschein.

- der Führerschein – ehliyet

             

- Öğretmen öğrencilerine gelecek için iyi günler diliyor. / Der Lehrer wünscht dem Schüler alles Gute.

            

- Dede, çocuğa masal anlatıyor. / Der Grossvater erzählt dem Kind ein Märchen.

- erzählen – anlatmak

- Märchen – masal                 

            

- Ben adama hak veriyorum. / Ich gebe dem Mann Recht.

 

- Anne çocuğa ninni söylüyor. / Die Mutter sing dem Kind Schlaflieder.

- singen – şarkı söylemek

- Schlaflieder – ninni

 

- O köpeğe ıslık çalıyor. / Er pfeift zum Hund. (der Hund ; zu dem = zum)

- pfeifen – ıslık çalmak

 

- İlaç hastaya iyi gelmedi. / Das Medikament ist dem Mann nicht gut bekommen.

- das Medikament – ilaç

 

- O kadına inanmıyor. / Er glaubt der Frau nicht.

- glauben - inanmak

               

- O kadına güzel şeyler satın alıyor. / Er kauft der Frau schöne Sachen.

- kaufen – satın almak



Verben mit dem Dativ: (-e hali gerektiren fiiller)

Fiilden "birisine","bir şeye" anlamı çıkarıyorsak, bu fiilin -e hali olduğunu anlarız.


Örnekler:

- antworten: birisine yanıt vermek
- Ich antworte dem Lehrer. Ögretmene  cevap veriyorum.

- Wem (Kime)  cevap veriyorum. Ögretmene. Kime sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.


- passen: bir şeye uymak,yakışmak
- Die Hose passt der bluse gut.  Pantolon bluza iyi uyuyor.

- Wem (Kime)  iyi uyuyor. bluza. Kime sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.


- Stehen : durmak, (buradan edatlar konusuna bakiniz)

- Der Computer steht unter dem Tisch. Bilgisayar masanin altinda duruyor.

- Wo  (Nerede)  duruyor. Masanin altinda. Bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.

- Nerede sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.


keine Frau (bir kadın değil) Akkusativ (-i hali)

keiner Frau (bir kadına değil)  - Dativ (-e hali)
das Kind (çocuk)
Akkusativ (-i hali)

dem Kind (çocuğa)  - Dativ (-e hali)


der Schüler (öğrenci) Akkusativ (-i hali)

dem Schüler (öğrenciye)  - Dativ (-e hali)
kein Arzt (bir Doktor degil)
Akkusativ (-i hali)

keinem Arzt (bir Doktora değil)  - Dativ (-e hali)


die Frau (kadın) -  Akkusativ (-i hali)

der Frau (kadına) - Dativ (-e hali)
ein Haus (bir ev) 
Akkusativ (-i hali)

einem Haus (bir eve)  - Dativ (-e hali)


Auf dem (der) Tisch. (Masanin Üzerinde)


eine Frau (bir kadın) Akkusativ (-i hali)

einer Frau (bir kadına)  - Dativ (-e hali)

danken: teşekkür etmek 

Ich danke dem Lehrer. / Ögretmene tesekkür ettim
helfen: yardım etmek                 

Mein Bruder hilft mir nicht. / Kardesim bana yardim etmiyor.
befehlen: emretmek                   

Ich befehle es dir! / Sana emrediyorum !

zu/hören: dinlemek                   

Die Schüler müssen den Lehrern zuhören. / Ögrenciler ögretmenleri dinlemek zorunda.
vertrauen: güvenmek                 

Vertraue ihm bitte nicht. / Ona güvenme lütfen
gehören: ait olmak                   

Das Auto gehört unserem Nachbar. / Bu araba komsumuza ait.

gefallen: hoşuna gitmek             

Die Suppe ist mir sehr gut gefallen. / Corba cok hosuma gitti.
schmecken: tadı hoşuna gitmek   

Der Salat schmeckt mir nicht. / Salatanin tadi hosuma gitmedi.
gratulieren: tebrik etmek, kutlamak          

Ich gratuliere dir  zum Geburtstag. / Dogum gününü kutlarim.
glauben:   sanmak, inanmak       

Ich glaube dir nicht. / Sana inanmiyorum


Sahis zamirlerinin durumunu görelim :

Nominativ (yalinhal) , Lokativ (-de hali)


ich

ben

in mir

bei mir

bende

du

sen

in dir

bei dir

sende

er

o

in ihm

bei ihm

onda

sie

o

in ihr

bei ihr

onda

es

o

in ihm

bei ihm

onda

wir

biz

in uns

bei uns

bizde

Ihr

siz

in euch

bei euch

sizde

sie

onlar

in ihnen

bei ihnen

onlarda

Sie

Siz (nezaket)

in Ihnen

bei Ihnen

sizde

         


Örnekler :

benim evimde / in meinem Haus

seinin gözünde / in deinem Auge

onun arabasinda / in seinem Auto

sizin cantanizda / in ihre Tasche


mit .... her zaman dativ !

mit wem / kiminle ?

womit / neyle ?

mit uns / bizimle

mit dir? / seninle

mit mir? / benimle

mit seiner freund zusammen. / arkadasi ile beraber.

mit einem anderen / bir baskasiyla.


von ....

von mir / benden

von dir / senden

von ihm / ondan

von uns / bizden

von euch / sizden

von ihnen / onlardan

von Ihnen / sizden

von meinem Huas / evimden (das Haus)

von deinem Auge / gözünden (das Augen)

von eurem Kind / cocugumuzdan (das Kind)

von seinen Häusern / evlerinden (die Häusern)


aus ....

aus meinem Haus / evimden

aus seinem Haus / evinden

aus unserem Zimmer / odamizdan


Örnekler :

vom See / göl-den (der See)

vom Mann / adam-dan (der Mann)

vom Haus / ev-den (das Haus)

aus der Nase / burun-dan (die Nase)

von ihrer Familie / ailenizden

aus der Schule / okuldan

aus istanbul / istanbuldan

aus dem Bett / yataktan


Verben mit dem Dativ und mit dem Akkusativ:(-e hali ve -i hali gerektiren fiiller)


"Birisine" "bir şeyi" anlamı yüklenen fiiller hem -e hali, hem de -i hali gerektirir.Bunlar da az sayıdadır.

Örnek:

- schenken=birisine bir şeyi armağan etmek
- Ich schenke meinem Bruder einen Roman.

- Erkek kardesime bir roman hediye deiyorum
 

Dativ   Akkusativ
geben vermek   

Ich gebe dem Kind die Schokolade.

zeigen göstermek

Wir zeigen dem Mann den Weg.

erklaren açıklamak

Die Lehrerin erklaert den Schülern die Grammatik.

(mit)bringen getirmek 

Der Ober bringt dem Gast ein Glas Wein.

schreiben yazmak

Sie schreibt dem Direktor einen Brief.

schicken göndermek 

Er schickt seinem Vetter eine Karte.

kaufen satın almak

Kauf mir bitte einen Roman!

verkaufen satmak

Der alte Mann verkauft Zeitungen.

verbieten yasaklamak

Mein Mann hat mir das Rauchen verboten.

leihen ödünç vermek

Kannst du uns etwas Geld leihen?

diktieren yazdırmak

Der Chef diktiert der Sekraterin einen Brief.

kochen pişirmek 

Ich koche dir jetzt Tee.

an/bieten ikram etmek

Ich biete dem Gast die Zigarette an.

empfehlen tavsiye etmek 

Ich empfehle dir den Honig.

stricken örmek

Mami strickt mir einen Pulli.

erzahlen anlatmak 

Der Opa erzaehlt den Kindern das Maerchen.

sagen demek,söylemek

Du sollst ihm das sagen.

vor/stellen tanıtmak  Darf ich dir meine Schwester vorstellen?


Bu türdeki bir soru cümlesini yanıtlarken, yanıtta önce Akkusativ, sonra Dativ yer alır.


Örnekler:

- Strickt dir die Oma den Pullover?
- Ja,sie strickt ihn mir. 

- Bietet sie dem Gast die Zigarette an?
- Ja, sie bietet sie ihm.

-Schreibst du deinem Bruder eine Karte?
- Nein, ich schreibe sie nicht ihm.

...